PROJE HAKKINDA



Süt İçiyorum, başta çocuklar olmak üzere bireyleri bilinçli süt tüketimine teşvik etmek, toplumu sağlıklı süt tüketimi konusunda bilgilendirmek amacı ile başlatılan bir sosyal sorumluluk kampanyasıdır.

Sağlıklı bir gelişim ve yaşam kalitesinin artırılması için uzmanlar süt tüketiminin önemi üzerinde durmaktadır. Süt, yüksek kaliteli protein dâhil olmak üzere birçok besleyici öğe içerir. Bu özelliğiyle kolay ulaşılabilir bir besin kaynağıdır. Çocukların zekâ ve fiziksel gelişimine pek çok katkısı olan süt, yetişkinlerde günlük hayat kalitesinin artırılmasına yardımcı olur. Ulusal Süt Konseyi, tüm bu özellikleriyle sütün en doğal ve sağlıklı haliyle herkes tarafından ulaşılabilir olması ve süt tüketiminin teşvik edilmesi amacı ile “Süt İçiyorum” kampanyasını başlatmıştır.

Kampanya kapsamında sütün içeriği, üretim süreçleri, faydaları, nasıl tüketilmesi gerektiği üzerine bilgilendirmeler yapılacak, özellikle çocukları sütü sevmesine yönelik çalışmalarla kampanya tüm iletişim kanallarından kamuoyuna ulaştırılacaktır.

ULUSAL SÜT KONSEYİ

Ulusal Süt Konseyi; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının da dâhil olduğu kamu kuruluşları, süt üreticileri, süt sanayicileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu, Türkiye’nin sağlıklı süt üretimi ve tüketiminde dünyada örnek alınanın bir ülke olmasını hedefleyen bir topluluktur. Ulusal Süt Konseyi, sektörün gelişimi için bilimsel yollarla politika üretir, uygulanmasına öncülük eder ve piyasa düzenlenmesinde görev üstlenir.

SÜT HAYATTIR



Süt binlerce yıldır insan beslenmesinin bir parçası olmuştur. Besin değeri açısından süt, var olan en eksiksiz gıdalardan biridir ve iyi bir sağlık için gerekli vitamin ve minerallerin büyük bir kısmını içeren bir doğal kaynaktır. En yaygın türü inek sütüdür ancak manda, keçi, koyun ve deve sütü mevcuttur.

Zekâ gelişimi için süt içiyorum

Yetersiz beslenme beyin yapısına etki ederek hafıza ve öğrenme yeteneğini etkiler. Süt ise beyin gelişiminde etkili olan iyot, demir, çinko, folik asit, B12, B6, E ve A vitaminlerinin tümünü içerir. Yaşamın ilk yıllarında büyük ölçüde tamamlanan beyin gelişimini en çok etkileyen şüphesiz anne sütüdür. Anne sütünden sonra bebeğin bir yaşından sonra tüketmeye başladığı inek sütü de içerdiği çinko, iyot, B grubu vitaminler (B2, B6, B12) ve esansiyel yağ asitleri (araşidonik asit, linoleik asit) içeriği ile beyin gelişimine katkı sağlıyor.

Spor yaparken süt içiyorum

Egzersiz sonrası en az 500 ml. süt kaybedilen mineraller ve vücuttaki su kaybının geri kazanımı açısından önemli. Sütün içerisinde, süt proteini olarak bilinen Kazein (%80) ve peynir altı suyu olarak bilinen Whey (%20) bulunuyor. Bu proteinlerin sindirimi ve emilimi çok yavaş olduğundan daha yavaş sindirilip emiliyor ve böylece kan aminoasit konsantrasyonunu uzun süreli yükseliyor. Sütte bulunan proteinler, kaslarda yakıt olarak kullanılan ve protein sentezinde görev alan dallı zincirleri aminoasitleri yüksek miktarda içerir. Bu nedenle sporcular için en uygun içeceklerden birisi süttür

Kemik sağlığım için süt içiyorum

Uzmanlar, kemiklerin yapı taşı olan kalsiyum açısından en zengin ve vücutta kullanılabilirliği en yüksek besin olan sütün her gün düzenli olarak tüketilmesini öneriyor. Özellikle büyüme çağı (6 - 10 yaş) ve ergenlik döneminde (10 - 18 yaş) gelişimin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için gerekli vitamin ve minerallerin düzenli olarak alınması gerekiyor. İlerleyen yaşlarda süt düzenli içilmediğinde kemiklerdeki kalsiyum vücut tarafından kullanılmaya başlanıyor. Bu durum, kalsiyum eksikliğinden kaynaklanan ve kemik kaybı olarak bilinen osteoporoza neden oluyor. Bu riski azaltmanın en kolay ve en doğru yolu da her yaşta düzenli olarak sağlıklı süt içmek!

Kalbim için süt içiyorum

Çocukluktan itibaren düzenli olarak tüketilmesi önerilen sütün, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan kalp hastalıklarının önlenmesinde de etkili olduğu belirtiliyor. Sütün içerisinde kan basıncının düşürülmesinde etkili olan protein, kalsiyum, fosfor gibi besin öğelerinin bulunuyor. Süt, bu özelliği ile hipertansiyonu dengede tutarak olası kalp hastalıkları riskini de azaltıyor.

Kaliteli bir uyku için süt içiyorum

Yaşamımızın 1/3’ünü oluşturan uyku vücudun kendisini yenilemesini, sağlıklı ve uzun yaşamayı destekliyor. Sütteki melatonin triptofan, B6, B12 vitamini içeren temel besin kaynakları uyku kalitesini olumlu etkiliyor. Düzenli uyku olmadan bireylerde sağlıklı bir zihinsel ve bedensel çalışma söz konusu olamıyor. Bu nedenle gereken zamanda, gerektiği kadar uyanık kalabilmek için kaliteli uykuda etkili tek besin olan sütü her yaş grubunun mutlaka tüketmesi gerekiyor.

Hastalıklardan korunmak için süt içiyorum

Kış aylarında bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış gözleniyor. İçeriğinde 40’tan fazla besin öğesi bulunan süt tüketimi ise grip, soğuk algınlığı, farenjit gibi kış hastalıklarının önlenmesinde vücudu koruyucu bir görev üstleniyor.

SAĞLIKLI SÜT



SIKÇA SORULAN SORULAR



Sütü çiğ olarak tüketebilmemiz için onun hiçbir hastalık riski taşımadığını bilmemiz gerekir. Isıl işlem (kaynatma, pastörizasyon, UHT) uygulamasına tabi tutulmayan çiğ süt tüketimi, sağlığa zararlı birçok bakterinin de vücuda alınması demektir. Sağlıklı ineklerin süt bezlerinden salgılanan sütte ilk aşamada zararlı hiçbir bakteri bulunmaz. Ancak, sütün salgılanmasından sonra hayvanlarda sütün geçtiği meme kanalları, meme ucu gibi yerlerde yaşayan bakteriler süte karışabilir. Ayrıca, sütün temiz olmayan koşullarda sağılması ve uygun olmayan sıcaklık derecelerinde saklanması gibi pek çok çevresel etken de, çiğ sütte insan sağlığına tehdit oluşturabilecek bakteri bulunmasına yol açabilir.

Çiftliklerden alınan veya Türkiye Süt Üreticileri Birlikleri, Türkiye Damızlık Yetiştiricileri Birlikleri veya kooperatifler vasıtasıyla toplanılan sütler en başta antibiyotik testlerine tabi tutulur. Antibiyotik testinden geçen sütte bakteri, somatik hücre sayımı ve yağ-protein analizi yapılır. Gerekli kontrollerden geçen sütler soğuk zincir içinde direkt olarak süt işletmesine getirilir.

Modern işletmeler fabrikaya ulaştırılan her sütü kabul etmez. Sütler en başta antibiyotik testlerine tabi tutulur. Antibiyotik testinden geçen sütte bakteri, somatik hücre sayımı ve yağ-protein analizi yapılır. Sadece yasal ve fabrika standartlarına uygun sütler kabul edilir.

Tüm dünyada çiğ sütler ısıl işlemden geçirilir. Bunun amacı, insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenlerin tamamen uzaklaştırılmasıdır. Isıl işlem olarak kullanılan pastörizasyon ve UHT teknolojileri tüm dünyada kullanılan, sağlık otoriteleri tarafından kabul edilmiş en ileri teknolojilerdir. Fabrikalarda sütlere sadece ısıl işlem uygulanmaktadır, üretim esnasında herhangi bir gıda katkı maddesi kullanılmadığı için besinin/gıdanın kendine özgü özelliklerinde değişiklik olmadığını tüm dünya kabul etmektedir. Aksine içimlik süt eldesinde uygulanan ısıl işlem (pastörizasyon veya UHT teknolojisi) sütün fiziko-kimyasal, mikrobiyolojik özelliklerinde ve dolayısıyla besin değerinde olumsuz olabilecek değişikliklerin önlenerek süte özgü özelliklerin korunması için yapılmaktadır.

Ambalajlı süt işletmelerine kabul edilen sütler kontrollü olarak toplanır ve soğuk zincir bozulmadan fabrikaya getirilir. Süt, fabrikaya kabul edilmeden önce kalite testlerinden geçirilir ve yüksek kaliteli çiğ sütler fabrikaya kabul edilir. Sadece ısıl işlemden geçen sütler el değmeden ambalajlanır. Süt alımdan son ürüne kadar üretimin her aşamasında sürekli olarak analiz edilen ambalajlı sütler, kaynağı belli olmayan ve denetlenmeyen sokak sütünden daha doğal ve sağlıklıdır. Ayrıca sokak sütü soğutuculu tanklarda bile olsa testlere tabii tutulmadığı için antibiyotik kalıntısı, kimyasal kalıntı, yüksek miktarda somatik hücre vb içerebilir.

Kaynağını bilmediğiniz sütü doğal kabul etmek mümkün değildir. Sokak sütleri denetlenmeyen kayıt dışı sütlerdir. Kaynağını bilmediğiniz, denetimden geçmeyen bir süte doğal denilemez. Çiğ olarak tüketime sunulan sokak sütlerinde, soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde toplam bakteri yükü artar. Bu zararlı mikroorganizmaların uzaklaştırılması amacıyla evlerde kontrolsüz bir şekilde uzun süre kaynatılır ve bu yüzden vitamin-mineral kayıpları ambalajlı sütlere göre daha fazla olur.

Gıdaların organik olma kriterleri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayınlanan yönetmeliklerle belirlenmiştir ve yalnızca bakanlığın “organik logosu” taşıyan sütler organiktir. Bilinçli tüketicilerin aldıkları üründe muhakkak bu logoya dikkat etmeleri gerekir. Sertifikalı olmayan hiçbir ürün organik ürün değildir. Buna sokak sütleri de dâhildir

Sıkça Sorulan Sorular

KAMPANYA MATERYALLERİ



Tümü
Fotoğraflar
Videolar
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum Kamu Spotu
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum Kamu Spotu
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum
Süt İçiyorum